Hotel Şimşek Edirne

Hediyelik eşya

Hotel Şimşek EdirneMEYVE SABUNU

 Tarihte, Edirne’nin en önemli mesleklerinden biri de sabunculuktu. Halkın büyük bir bölümünün geçim kaynağı olan bu meslek Sabuni mahallesine de adını vermişti. Tarihi sabunculuk, eski önemini yitirse de günümüzde hediyelik eşya sektörünün en gözde ürünleri arasında yer alıyor. Kokulu sabun üretiminin tek merkezi olan Edirne’de, hediyelik eşya mağazalarının vitrinlerini meyve şeklinde, rengarenk sabunlar süslüyor. Misk, amber ve gül esansları katılarak elma, armut, şeftali, üzüm, kavun gibi çeşitli meyvelerin şekilleri verilen kokulu sabunlar giderek Edirne’ye özgü bir el sanatına dönüştü.Temizliğin simgesi olan sabun, Edirne’de farklı bir kültürel kimliğe bürünürken, meyve biçimli kokulu sabunlar çok tutuldu ve çeyiz sandıklarının gözde süs eşyaları arasında yer aldı.

 

Hotel Şimşek, Edirne, hediyelik eşyaAYNALI SÜPÜRGE

Günlük yaşamda önemini yitiren geleneksel ev eşyası süpürge, bugün aynalı süpürge olarak, turistik eşya mağazalarında en çok ilgi gören hediyelik eşyalardan biri. Teknolojiye yenik düşen süpürge zanaatkârlarından miras kalan ‘aynalı süpürge’, geleneksel el sanatını bugün bir hediyelik eşya ürünü olarak yaşatıyor. Üzeri renkli pullarla süslenen süpürgeye bir de ayna takılır. Ayna, güzelliği ve temizliği ifade eder. Bu inanışla, Trakya’da gelinlik çağına gelen genç kızların çeyiz sandığına konuluyordu.

 


otel Şimşek, Edirne, EdirnekariEDİRNEKÂRİ

Saray şehri Edirne, kendine özgü sanat değerlerini de yaratmıştır. Bunlardan biri de sözlük anlamı “Edirne işi” olan Edinekâri’dir. 17. yy’dan itibaren Edine’de ortaya çıkarak, sonradan Anadolu’ya yayılan Edinekâri, ahşap, karton ve deri gibi malzemeler üzerine boya ve cila ile motiflerin uygulandığı bir süsleme üslubudur. Edinekâri, çiçek, yaprak ve meyve motifleri, genellikle çeyiz sandıkları, dolap kapakları, değerli eşya kutuları, yazı çekmeceleri ve kitap kapakları gibi eşyalar üzerine yapılarak icra edilmiştir. Eski cami ile Selimiye Camii’nin müezzin mahfilleri üzerindeki motifler, Edirnekari’nin en eski örnekleri olarak bilinir. Edirne Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi’ndeki Edirnekâri dolap kapakları, bu sanatın özgün örnekleri arasında yer alır.

Hotel Şimşek, Edirne

Yöresel lezzetler

cigertavaCİĞER TAVA

Edirne’nin en tanınmış lezzetlerinden biri şehre gelen turistlerin yemeden dönmediği tava ciğeridir. Yaprak ciğeri olarak da bilinen Edirne tava ciğerinin lezzeti, bölgenin zengin florasından kaynaklanır. Doğal ortamda beslenen bir yaşındaki dananın karaciğerinden yapılan tava ciğerinin üretiminde ustalık da çok önemlidir. Malzeme seçimi, hazırlanışı, pişirilişi ve servisi maharet gerektirir. Pişirme sırasında yine yöreye ait buğday unu ile ayçiçek yağı; servisindeyse Edirne mahsülü, doğal yoldan kurutulmuş yeşil ve kırmızı biber kullanılır.

 

 

Hotel Şimşek, Edirne, köfteEDİRNE KÖFTESİ

Edirne köftesi, Rumeli damak zevkinin yarattığı lezzetlerden biridir. Yerli ve yabancı turistlerden büyük rağbet gören Edirne köftesinin lezzeti, Trakya’da doğal ortamda beslenen erkek dana etinden ve hazırlanmasındaki ustalıktan gelir. Kekik, karabiber ve kimyonla birlikte çektirilen et, 12 saat dinlendirilir ve ince kıyılan soğanla birlikte yoğrulur. Kendine özgü yuvarlak şekli, yumuşaklığı ve lezzeti olan Edirne köftesi, soğan, domates ve yeşil biberle ve en önemlisi kırmızı biberden yapılan salça sosuyla servis edilir.

 

 

Hotel Şimşek, Edirne, Edirne payniriEDİRNE PEYNİRİ

Hayvancılığın yaygın olduğu Edirne peynirciliğiyle de ünlüdür. Türk Patent Enstitüsü tarafından Coğrafi İşaret Marka Tescil Belgesi’ne sahip Edirne beyaz peyniri, uzun yıllardır kendine özgü lezzetiyle, damak tadına düşkün olanların aradığı bir ürün. Diğer peynir çeşitlerinden renk, koku ve tat bakımından farklı özellikler taşır. Edirne beyaz peyniri, bölgenin iklim özellikleriyle bitki örtüsünün meydana getirdiği otlaklarda beslenen inek, koyun ve keçi sütünden elde edilir. Tadı, kokusu ve asit oranı kendine özgü olan sütten yapılır. Edirne beyaz peynirinin tam yağlı, yarım yağlı ve yağsız türleri bulunur.

                 

Hotel Şimşek, Edirne, Badem EzmesiBADEM EZMESİ

Geçmişin badem bahçelerinden Osmanlı sarayına uzanan badem ezmesi, Edirne’de çok meşhur bir damak tadıdır. Tarihi kaynaklar, geçmişte Edirne’de çok sayıda badem bahçesinin varlığından ve bunların kentte kattığı doğal güzelliklerden söz eder. Kentte bugün Bademlik adında bir mahalle bile var. Edirne ekonomisinde ve sosyal hayatında önemli bir yere sahip olan badem ezmesi, turistlerin en çok ilgi gösterdiği hediyelik ürünler arasında. Haşlanan bademler, kurutulduktan sonra öğütülür ve şekerle birlikte kaynatılarak enfes badem ezmesi tadı elde ediliyor.

Hotel Şimşek Edirne, Kakava şenlikleri

Kakava Şenlikleri

Hotel Şimşek Edirne, Kakava şenlikleri

KAKAVA ŞENLİKLERİ VE HIDIRELLEZ FESTİVALİ

Edirne’de her yıl 5 Mayıs’ta Hıdırellez, 6 Mayıs’ta da Romanların geleneksel etkinliği Kakava şenlikleri geniş katılımla ve coşkuyla kutlanır. Geleneksel Kakava ateşinin yakılmasıyla başlayan kutlamalar, gece gündüz müzik ve eğlenceyle devam eder. Romanlara özgü gelenekler, yurtiçi ve yurt dışından gelen turistlerin izlediği çeşitli etkinliklerle yeniden yaşatılır. Ayrıca 6 Mayıs, Edirne’de, Uluslararası Hıdırellez Festivali resmi törenlerle kutlanır. Aynı zamanda, Edirne’nin Osmanlı tarafından alınışının yıldönümü olan 6 Mayıs’ta kutlama törenleri yapılır.

Hotel Şimşek Edirne, Kırkpınar

7 Asırlık gelenek: Kırkpınar

krkpnar

7 ASIRLIK GELENEK KIRKPINAR

Geleneksel Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Türklerin Edirne’yi fethettiği 1361 yılından bu yana yapıldığı kabul edilen geleneksel bir şenliktir. Her yıl haziran sonu ile temmuz ayı başında yapılan şenliğin son üç gününde yapılan yağlı güreşleri izlemek için yurt dışından ve yurdun dört bir yanından binlerce güreşsever Sarayiçi’ne akın eder. Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan’ın ifadesiyle ‘yağlı güreş’in kabesi’ Edirne Sarayiçi, her yıl yüzlerce pehlivanın kısmet aradığı, baş’ı kazananın Türkiye’nin başpehlivanı olduğu ‘er meydanı’dır. Ata sporu yağlı güreşi, kırmızı dipli mumu, kıspeti, oyunları, ağası, cazgırı, davul ve zurnası ve altın kemeriyle geleneklerin yaşatıldığı yedi asırlık tarihi bir geleneği yaşatan Kırkpınar, UNESCO tarafından 2011 yılında “Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne alınmıştır.I:

Hotel Şimşek Edirne

Nehirler ve köprüler şehri

Hotel Şimşek Edirne

NEHİRLER VE KÖPRÜLER ŞEHRİ EDİRNE

Balkanlar’ın yüksek dağlarından doğan Meriç, Arda ve Tunca ırmakları Edirne’de buluşur ve daha güneyde Ergene Irmağı’nın sularını da alarak Ege Denizi’ne dökülür. Edirne’nin tarihi, ekonomisi ve kültüründe bu ırmaklar kadar, üzerindeki köprüler de önem taşır. Kentin sahip olduğu birbirinden önemli yapılar, köprülerle birlikte, Osmanlı başkentinin kimliğini tamamlayan eserlerdir.

Bu köprülerden; XV. yüzyılda yapılan üç kemerli Fatih (Cephanelik) Köprüsü, Mimar Hayrettin’in II. Bayezit Külliyesi ile birlikte 1488 yılında yaptığı Sultan II. Bayezid Köprüsü, 16 kemerli Gazimihal Köprüsü, XVI. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan dört kemerli Kanuni (Saray) Köprüsü, yine Mimar Sinan’ın eseri Yalnızgöz Köprüsü, 1451 yılında ünlü vezir Hadım Şahabettin Paşa tarafından yaptırılan on kemerli Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü ve Mimar Mehmet Ağa tarafından XVII. yüzyılın başında yapılan Ekmekçizade Ahmed Paşa (Tunca) Köprüsü, Tunca ırmağı üzerinde yer alır.

Meriç Nehri üzerinde bulunan, Abdülmecit zamanında 1842-1847 yılları arasında yaptırılan Mecidiye (Meriç) Köprüsü, 263 metre uzunluğunda ve 12 kemerlidir.

Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü ise, II. Murat tarafından 1427-1443 yılları arasında yaptırılmıştır. 1392 metre uzunluğunda ve 174 gözlüdür.

Hotel Şimşek Edirne, Selimiye Camii

Edirne’nin Tacı: Selimiye

Hotel Şimşek Edirne, Selimiye Camii

EDİRNE’NİN TACI SELİMİYE

Mimar Sinan’ın 80 yaşında yarattığı ve “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii, Osmanlı-Türk sanatının ve mimarlık tarihinin başyapıtlarındandır. 1569-1575 tarihleri arasında Sultan II. Selim tarafından yaptırılmıştır.

Selimiye, Mimar Sinan’ın sayısız denemelerle ulaştığı, ‘poligonal çardaklı cami planı’nın en başarılı örneğidir. Bin yıllık kubbe mimarisinin en gelişkin aşamasını temsil eden kubbesi, 31.50 m çapındadır ve 8 fil ayak ile taşınmaktadır. Bir yandan Osmanlı mimarisinin en güzel cephe kompozisyonu oluşturulurken, ilk kez harime bitişik yapılan 70.89 m. yüksekliğindeki üçer şerefeli dört minaresi, Selimiye’ye özgü incelik ve estetik özelliktedir. Klasik çağın en güzel eserlerinden olan revaklı avlusu ve onaltıgen mermer şadırvanı oransal mükemmelliğini yansıtmaktadır.

Selimiye, Osmanlı süsleme sanatlarının en yüksek düzeye ulaşan örneklerini de barındırır. Mermer mimberi, işçiliğindeki incelik, yükseklik, büyüklük ve güzellik bakımından diğer örnekleri gölgede bırakır. Mihrap tarafındaki duvarlar, mimberin arkası ve külahı, camideki bütün alt kat pencerelerin alınlıkları çini dekor ile kaplanmıştır. Mihrap duvarındaki çini panolar, renk ve kompozisyonlarıyla, Osmanlı şaheserleri arasında yer almaktadır.

UNESCO, 2011 yılında Selimiye’yi “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne almıştır.

Hotel Şimşek Edirne

Tarihi Eserler

Hotel Şimşek Edirne

GÖRÜLMESİ GEREKEN TARİHİ ESERLER VE MEKANLAR

Camiler:
Selimiye Külliyesi
Eski Cami
Üçşerefeli Cami
Muradiye Camii

Çarşılar-Kervansaraylar:

Arasta Çarşısı
Semiz Ali Paşa Çarşısı
Rüstempaşa Kervansarayı
Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı
Deveci Han (İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)

Edirne Kalesi-Makedonya Burcu ve Arkoloji Parkı

Kaleiçi Evleri-Edirne Konakları

Edirne Sarayı; Adalet Kasrı, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Matbahı Amire ve Kum Kasrı Hamamı

Müzeler:

Edirne Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi
Osmanlı Mezar Taşları Sergileme Alanı
Türk İslam Eserleri Müzesi
Selimiye Vakıf Müzesi
Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi

Şehitlikler ve Anıtlar:

Sarayiçi Balkan Savaşı Anıtı ve Şehitliği
Şükrü Paşa Anıt Mezarı ve Balkan Savaşı Müzesi-Kıyık Tabya
Karaağaç Balkan Savaşı Anıtı ve Şehitliği (Dokuz Jandarma Şehitliği)
Karaağaç Lozan Anıtı ve Müzesi
Geçkinli Köyü Balkan Şehitliği
Sırpsındığı Savaşı Anıtı
Hıdırlık Tabya

Hotel Şimşek Edirne

Tarihte Edirne

Hotel Şimşek Edirne

TARİHİN VE UYGARLIKLARIN BAŞ TACI ETTİĞİ BİR ŞEHİR: EDİRNE

Tarihöncesi çağlara uzanan yaşamın izleri; Trakların Odrissia’sı, İmparator Hadrianus’un yücelterek adını verdiği Hadrinopolis. Roma’nın, Bizans’ın istilalara, savaşlara, yıkımlara ve zaferlere tanık olan Castrum’u… Osmanlı uygarlığının görkemli bir payitahta dönüştürdüğü darüs saltana. Orduların içinden aktığı, padişahların her dönemde aklının kaldığı batıdaki başkent… 19. yüzyılın tüm acılarına katlanmış, yorgun göçlerine dayanmış, bağrı yanık serhat şehri. Mustafa Kemal’in “vatanın ayrılmaz bir parçası” olarak nitelediği, ulusal bilincin yapı taşlarından biri. Edirne…

TARİHTE EDİRNE

MÖ 5000-3000: Çardakaltı Neolitik ve Kalkolitik çağ yerleşimleri
MÖ 3000-1000: Traklara ait taş mezar anıtları dolmenler
MÖ-1000-0: Trak kabilesi Odrisler’in Odrissia kenti
123/124: Roma İmparatoru Hadrianus tarafından şehir yapıldı ve Hadrinopolis adı verildi.
1361: Birinci Murad zamanında Osmanlılar tarafından fethedildi.
1451: Sultan II. Mehmed Edirne Sarayı’nda tahta çıktı veİstanbul’un fetih planını yaptı.
1569-1574: Selimiye Camii inşa edildi.
1828: Ruslar tarafından işgal edildi.
1878: Ruslar tarafından ikinci kez işgal edildi ve bir yıl kadar işgal altında kaldı.
1912-1913: Balkan Savaşında Bulgarlar tarafından 5,5 ay boyunca kuşatıldı ve 26 Mart 1913’te işgal edildi, 2 ay sonra geri alındı.
24 Temmuz 1920: Yunanlar tarafından işgal edildi, işgal Türk Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaşmasıyla sona erdi.
25 Kasım 1922: Edirne’nin düşman işgalinden kurtuluşu
21 Aralık 1930: Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in Edirne’yi ziyareti